"Burada fazla zamanım kalmadı. Gitmeme çok az kaldı. Bu odanın manzarasını çok sevmiştim son zamanlarda. En çok da kendimi buluşumu...
Şimdi bakıyorum gökyüzüne, bulutlu...
Şimdi bakıyorum gökyüzüne,alacakaranlık...
Şimdi bakıyorum, birçok şey değişmiş...
Kuşların uçuşu bile anlamlanmış. Zaman ve gerçeklik insanı çok değiştirirmiş... Ben bunun farkında olamayacak kadar aptaldım.
Şimdi bakıyorum, dumanı tüten bir baca bile insana hayatla ilgili bir şeyler anımsatabilirmiş.
Bir tını, bir koku, bir esinti insanı hüzünlendirip başka diyarlara götürebilirmiş.
Bir gitar telinin tıngırtısı, insana umut verebilirmiş.
Bir kadının nefeslerini esirgemeden şarkı sözlerini mırıldanışı, onun hayatıyla ilgili birçok şeyi sızdırabilirmiş. Bu benim en sevdiğim oldu...
Kahverengiyi sadece dağların, çatıların, toprağın rengi sanarken; bu kadar çok anlama gelebileceğini hayal bile etmemiştim. Edememişim..."
