Bir bedel
ödediğimin çoktandır farkındayım-belki de daha fazlası-. Geçmiş hayatımdaki
insana verdiğim acıların aynısını şimdi ben çekiyorum. Yaptıklarım ve
yapacaklarıma karşılık bir bedel bu, şimdi de ruhu beni bırakmıyor, köşe bucak
kaçıyorum ondan. O yüzyıllarca vermiş olduğum acının bedelini ödemekten
kaçıyorum, kaçarken de aklımda hep aynı şey, nasıl kurtulacağımın yollarını
arıyorum.
Bu
köşeye sıkışmışlık hissinden nasıl olur da kaçabilir, bu labirentten nasıl
çıkabilirim? O benim için duygu gemime aldığım fazla yük gibiydi bu saatten
sonra. Tutkuyla bağlı olduğum o insana tüm bunları anlatamam, bir imgeden
ibaret artık. Belki de bu yüzyıl içinde geçmişi aramam gerekiyor. Fakat her
şeyden önce uyumalıyım. Uyumak, olanları bir kez daha düşünmek için verilen bir
fırsat gibi, yola çıkmadan önce yapılan son hazırlık gibi. Bunların ötesinde
uyumak, aşklardan, sevinçlerden, belki de tüm yaşananlardan daha güzel... Cezbedici bir özelliği var.
Mevsimsiz Sohbet
https://twitter.com/arpaslanbudak
