Edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Haziran 2015 Cumartesi

Zaman Vakit Kaybı

                  

Vakit geçirmek için yaşayanlardan olmadım hiçbir zaman. Ama vakit yinede geçip gidiyor. Yaşadıklarımıza dönüp bakıp büyümüş hissediyoruz. Yılmadan. Her yıl. Sanki tek büyüyen kendimizmişiz gibi böbürleniyoruz.  Canımız sıkkınken de hep çocuk kalsak diyoruz. Ama hala çikolata kavonozuna kimse görmeden parmağımızı daldırıyoruz ya da terliyken soğuk su içmemiş numarası yapıyoruz. 

Bir sürü hayatlara dokunup geçiyoruz. Dostlara, Sevgililere. Hep aşık oluyoruz. Bazen sevişiyoruz . Tabi bazen aşık olup hep sevişenlerde var. Yalandan korkmuyoruz. Çünkü yalanlara inanmayı en çok kendimiz seviyoruz. 

Bazılarımız rakıyı sek içiyor. Ben içemem asla. Ama yine de bunu teklif etseniz hayır demem. En çok da bu yoruyor insanı bildiği hatalara düşmek. Milyon kere konuşup bir kere düşünenlerden kaçtım hep. Ben milyon kere düşünüp bir kere konuşurum da diyemiyorum. Bazen çok konuşurum. Bazen hiç konuşmam. Ama hep düşünürüm. 

Dostlarımı seyrederim  genelde. Severim onları. Dost çoktur bende. Ara da selamlaştığım.Dost gibi görünen de çoktur. En çok da onları severim. Yalanlarını yakalamayı. Onlara karşı salağı oynamaya bayılırım. 

 Büyüyoruz. Kendimizi bir bok olduk sanıyoruz. Artık karşıdan karşıya geçerken sağımıza ve solumuza bakıyoruz da tekrar sağ tarafa bakmaya gerek duymuyoruz. Bisikletin çıkmış zincirini ellerimizle değil bir peçete parçasıyla takıyoruz yerine. Galiba bu kadar yeter. Sizleri seviyorum. Bazılarınızı. Eminim ki sizlerde beni seviyorsunuzdur. Bazılarınız.

25 Haziran 2015 Perşembe

Not Defterimden - I



Her ne kadar Zühre Kalesi henüz başında olduğu bu yolculuğa "Modern edebiyatın yeni yüzü", "Modern edebiyatta yeni akımın habercileri" gibi sloganlarla çıkmış olsa da aslında ortada modern olabilecek yahut modası geçmiş sayılabilecek bir şey yoktur. Edebiyata; bilhassa şiir, öykü ve denemeye her ne cihetten bakılırsa bakılsın, okuyucunun his dünyasına açılan perdeyi aralamak her sanatçının müşterek gayesi olmuştur. Şayet sanatçı ortaya koyduğu eserleriyle bunu başarabiliyorsa bunlara ne zaman ve ne şekilde vücut kazandırdığı teferruattır. Ziyadesiyle moderndir, modern kalacaktır.

Murathan Aktürk