Meryem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Meryem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mart 2015 Perşembe

Defter'ül Acz



Bir çeşit odadır içinde hapsolduğum, dört duvardan ibaret görülen sıkışmışlık değil bu. Nereye dönsem dil sürçürtücü bir karanlık var. Ben insanları bilmiyorum. Zihnimden atamadığım noktalarca cümle, boynu bükük virgüllere nispet yapmıyor. Orada büyülü bir ahenk var, fakat mavisine methiyeler dizdiğimiz dünyanın çığıldayan renkleri tornavidalarını eksik etmiyor nihai döngüdeki dengemden. Ben düşmenin örüntüsünü kurmuştum zihnimde, örtüsüne bürünen bir burkuk ayak beni yaralamıyor. Oysa korkularımı açığa çıkarıp, ayağımla beni yalın çıplaklığa sürüklüyorsanız, bir kurbağadan daha çok ölüyorum. Sıfatına sıcak bastığımız yataklar mezar olmayınca, böyle yurdundan uzak kalıyorum. Öleni toprağa gömmelisin arkadaş, ne bu gökte tutma çabası? Kelimenin özüne ayıp ettim ya, ben yine kırılıyorum her mahlasta. Her bahar içimde açmayan erguvanların papatyalarla mücadelesi yoruyor beni. Beni yoruyor. Yarınımı bugünümden çalıyor. Ben ne ruhumu ne günümü sattım oysa. Koca bir soru midemin üzerindeki boşlukta. Bu uzun vadide kayarken sona, kimin yahut neyin bedelini ödüyorum intihar döşeğim toprağa?

-Meryem-