Düşlerim, yine fırtınalı karadeniz manzarası gibi, kıyı ile çarpışıyordu. Evet sesini duymuştum. Bunların tek sebebi sesini duymaktı. Rüzgar şarkı söylüyordu, ruhumun en derinliklerine... Neydi bu ? Nasıl olabiliyordu ? Doğru düzgün görmezken nasıl böyle sıcak hissedebiliyordum ? O gülüşü hiç çıkmıyordu beynimden ve de sol kaburgamdan... Sahi aşk bumuydu ? Yanılamazdım. Sordum arkadaşlara: -Bu rüzgâr, bu ses, bu titrek şarkı... Duyuyor musunuz ? Hayır, nereden duyacaklardı ki ? Bu benim içimden gelen o nağme-i eserdi. Sol kaburgam da bir acı hissettim. Eyvah! Ne oluyordu bana? Yüreğim bir sessizliğe büründü bir anda. Ne olmuştu ki ? Ağlıyordum sanki... Evet telefon kapanmıştı. Sordum bir gün kendime: -"Yaşadıkları mı neden anlamlandıra mıyorum?" diye. Aşk dedi yüreğim, sonra sustu...
Kürşat Taşdemir

0 yorum:
Yorum Gönder