Bedelsiz,
acıtmayan, hesap sormayan ve çok savunmasız bir güzelliğin vardı senin.
Duygusuzlara göre çok kolaydın. Kurbanın doyumsuz şehveti vardı sende. En
kırgın, en yaralı insanları bile bir cellât yapardı o saf, o gerçeküstü sevgin.
Seyrederdim seni o uzak adamda, bir şey yapamadan seyrederdim seni, yazarken.
Buruk bir sevinçle izlerdim cellâtlarınla sevişirken aldığın tanımsız hazzı.
Nasıl da kıskanırdı seni; kendilerine duyduğun sevgiyi bile kıskanırlardı.
Seninle sevişirken aldığın o inanılmaz hazzı kıskandıkları gibi... Sen o
çıplak, bedelsiz sevginle bozardın onları, bütün dengelerini. Aldığın o hazla
kendilerine duydukları bütün sahte güvenlerini derinden sarsardın.
Kabul et artık,
kimi sevsen, kimin özgürlüğünü istesen ölümünü istemedi mi senden? İstemedi
mi? Kabul et artık... Ben onlardan hiç
olamadım. Ben gözümü senden hiç
ayırmadım. Çünkü sen benim o saf çocukluğumdun. Sen benim yaralı, o kimsesiz
gençliğimdin. Hayatı bitirdiğim yerde sen yeniden başlıyordun. Dokunurken içimi
acıtan başında benim kanım var.
İsterdim bu
güzel havada oturup yapabileceklerimizi yazmak yerine bunları seninle yaşamayı.
Yaz
bitti. Evime döndüm yine. Ama hayalet sokaklarda parçalanmış kişiliklerim
dolaşıyordur yine bir başlarına. Yaz bitti ve beni o çok istediğim gülümsemeye
kavuşamadım. Bir zamanlar bu kentin sokaklarında mavi bir gülümseyiş olarak
dolaşan ve hiçbir kötülükten etkilenmeyen hayalleri kıskanıyorum: ama yine de
olabildiğince ciddiye alıyorum her şeyi, her ayrıntıyı, her görüntüyü...
Yazabilmek ve hayatı değiştirmek için içimi açtığım her yerden kötülük dolmuş
içine. Tutunmak için, edindiğim iktidarımı korumak için kendimden vazgeçtim. Ne
kadar gizlemeye çalışsam da, aslında öylesine güçsüzüm ki...
Yaz
bitti ve ben anladım ki yalnızlığımı sindiremeden dışarı çıkmışım, dünyayı
değiştirmeye, dünyamı değiştirmeye... Kendimi tanımdan kendimi kanıtlamaya
çıkmıştım. Yaz bitti ve ben sadece evime dönebildim. Artık pek kimseyle
görüşmüyorum. İnsanların yüzleri çoğunlukla ürkütücü geliyor. Konuşmak, yorucu
geliyor. Konuşmaya mecbur kalınca cümleler eksik bir şekilde dile geliyor.
Mevsimsiz Sohbet

0 yorum:
Yorum Gönder