Gözlerini yavaşça kapattığını gördüm. Öylesine bıkmış. Gözleri açıkken hayatı damarlarıma işletebilirdi oysa. Ama o kapatmayı seçti. Damarlarımda tekrar kan dolaşmaya başladı; beynim düşünmeye mahkum kalmış hissetti. Hissetmeyi düşündüm sonra. Kirpiklerinin gün içinde tozla uğraşırken neler hissedebileceğini. Sanki hayat gözlerinin etrafında dönüyordu.
Sonra sislerin bedenimi ele geçirmesini bekledim. Beklemek bir erdemdi. Sisi bile olsa bekleyebilmek. Beklemeye geç kalmamak için erken giderdi hep duygularım. Sonra beklerdi. Beklerdi. Beklerdi. Elbette kimse gelmedi. Sislerde gitmedi zaten. Hep buğuluydu beklentiler ve denildiği gibi her zaman üzdüler.
Gölgeler gibi yaşamak zordur bazen. Yasaklar, durmak, onlarla nefes almak, almak zorunda olmak. Kimse kurtaramaz seni o kafesten. Dışından altın olsa da içinde için içini yiyen, olmak isteyip de olamadıkların ve hepsinden önce düşüncelerin içinde idama mahkum bir adamın son günü gibi hapistir. Dar görüşler gardiyan gibidir, bakışlar, sözler. Sen, sen olamazsın asla, oldurmazlar.
Naile Caprak
Naile Caprak

0 yorum:
Yorum Gönder