Seni sevmek
içimde ölen askerler gibiydi. Bana her bakışın cesetler çıkardı içimden. Yağan
yağmurlar ölü ele geçirirdi. Yağan yağmurlara karışan her bir gözyaşı içimde
başlayan çürümenin bir habercisiydi, nefesimi kesen zamanlarda gözyaşının
yarattığı nem etkisi işte. İçimdeki ölüleri atmaya çalıştım ama olmadı. Sana
her baktığımda daha çok can kaybediyordum. Bu aşkta bana teselli veren bir de
battaniyem vardı. Ona sarılır, uzun uzun seni anlatırdım. Baş edemediğim
zamanlardaysa altına saklanır, beni korumasını isterdim. Seni anlattığım
zamanlardaysa usulca dinlerdi beni. Bakışlarını anlattım ona. Bakışlarındaki
ateşte tüm günahlarımı erittiğimi söyledim. Kirpiklerinden dökülen alaycı bakış
altında ilgisizce bakan donuk gözlerin etrafında olduğunun da farkındayım. Her
bakışta patlayan şarapnel parçaları, binlerce ceset... Buram buram her karışı
ölüm kokan yalnızlığın altında canlandırırdım yüzünü başımı yastığa her
koyduğumda. Hiçbir şey söyleyemedim karşında. Uzun suskunluklarım oldu, düz
saçlarında aktı ve yere düşen inci taneleri gibi etrafa saçılarak uzaklaştı
senden.
25 Şubat 2015 Çarşamba
Seni Sevmenin Tatsız Hazzı
yazar: Muhammed Alparslan Budak
Category: #mevsimsizsohbet, haz, Mevsimsiz Sohbet, sevmek, yalan
04:24
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder